Sofrada Tuz, Sokakta İz: Halkın Adamı
Halktan kopuk siyaset anlayışının aksine, Beker’i bazen Ulus’ta bir esnafın derdini dinlerken, bazen de bir vatandaşın "balığa hasret kaldık" sözünü emir telakki edip Hüseyingazi’de binlerce kişiye hamsi şöleni düzenlerken görebilirsiniz. O, siyaseti kağıt üzerinde değil, bir gönül köprüsü kurarak yapar. Onun lugatında "randevu" değil, "hemşehrilik" vardır. Ankara’nın dertleriyle dertlenen, Ankara’nın ekmeğini bölüşen bir duruş sergiler.
İyi Bir Ankaralı, Güçlü Bir İtibar
Adnan Beker’i tanımlayan en büyük özellik, Ankara’nın yerel dinamiklerine olan hakimiyeti ve bu şehrin kültürüne olan sadakatidir. Bir kentin vekili olmanın sadece mecliste el kaldırmak olmadığını; yer sofrasında, pazar yerinde veya bir mahalle kahvesinde varlık göstermek olduğunu herkese kanıtlamıştır. Onun Ankaralı kimliği, siyasi kimliğinin her zaman önünde gelmiştir.
Milletin Meclisteki Gür Sesi
Dik duruşu, yardımseverliği ve "herkesin ulaştığı bir vekil" olma prensibiyle Beker, bugün sadece bir siyasetçi değil, Ankara’nın ortak paydası haline gelmiştir. Onun olduğu yerde çözüm, samimiyet ve mutlaka bir "Ankara delikanlılığı" vardır. Bu şehre değer katan, halkın içinden çıkan ve halka sırtını hiç dönmeyen Adnan Beker, Ankara’nın itibarını mecliste en yüksek perdeden temsil etmeye devam etmektedir.
İyi ki varsın Ankara’nın has evladı, iyi ki varsın milletin gerçek vekili...


