Küresel Altın Piyasasında Polonya Sürprizi
Küresel Altın Piyasasında Polonya Sürprizi
Merkez Bankaları Bir Ayda 53 Ton Altın Topladı!
Merkez Bankaları Bir Ayda 53 Ton Altın Topladı!
Küresel merkez bankalarının altın rezervlerini güçlendirme stratejisi, Ekim ayında rekor düzeyde devam etti. Dünya Altın Konseyi (WGC) verilerine göre, merkez bankaları net $53$ ton altın satın alarak (+yüzde $36$ aylık artış) yıl boyu süren güçlü talebi sürdürdü. Alımlara bir süredir ara veren Polonya Merkez Bankası'nın (NBP) $16$ tonluk dev alımla piyasaya geri dönmesi ayın en dikkat çekici gelişmesi oldu. NBP, rezervlerinin yüzde $30$'unu altına ayırma hedefini açıklamasının ardından, elindeki altın miktarını $531$ tona çıkardı. Bu hamle, küresel rezerv yönetiminde güvenli liman arayışının ne kadar stratejik bir karar haline geldiğini gösteriyor.
Ekim Ayının Lideri: Polonya Merkez Bankası
WGC EMEA Kıdemli Analisti Krishan Gopaul’un açıkladığı üzere, Ekim ayı alımları, az sayıda banka arasında yoğunlaştı ve bu yoğunluğun zirvesinde Polonya Merkez Bankası yer aldı.
-
16 Tonluk Geri Dönüş: Mayıs ayından bu yana alımlara ara veren NBP, Ekim ayında $16$ tonluk büyük bir alım gerçekleştirdi.
-
Stratejik Hedef : NBP, kısa süre önce altın tahsis hedefini yüzde $30$'a çıkardığını duyurmuştu. Bu alımla birlikte rezervlerinin yüzde $26$'sına ($531$ ton) ulaştı. Bu, Polonya'nın, jeopolitik risklere ve küresel finansal istikrarsızlığa karşı rezerv yönetimini güçlendirme kararlılığını gösteriyor.
Türkiye ve Gelişmekte Olan Ülkeler Altın Biriktiriyor
Ekim ayında altına hücum eden merkez bankaları, çoğunlukla gelişmekte olan piyasa ekonomilerinden oluştu.
Toplam $53$ tonluk alımın diğer önemli oyuncuları ve alım miktarları şöyle sıralandı:
| Ülke | Altın Alım Miktarı (Ton) |
| Özbekistan | 9 |
| Endonezya | 4 |
| Türkiye | 3 |
| Çekya | 2 |
| Kırgızistan | 2 |
| Diğer (Çin, Kazakistan, Gana, Filipinler) | >1 (Her biri) |
Gopaul, Ekim ayı alımlarının, yıl boyunca görülen güçlü eğilimi devam ettirdiğini ve merkez bankalarının altın talebinin süreceğini vurguladı. Bu trend, sadece bireysel bankaların stratejik kararları değil, aynı zamanda küresel finansal sistemin geleceğine dair duyulan endişenin de bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Ankara HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.




